Gümbet Koyu’nda otellerin önü ile Gümbet İskelesi arasındaki sahil şeridinde irili ufaklı onlarca tekne bulunuyor. Gelişigüzel bağlanan ve karaya konulan teknelere Bodrum Bölge Liman Başkanlığı tarafından geçen yıl idari para cezası uygulanmıştı.
Her geçen gün sayıları artan teknelerin kaldırılması için bugün sabah saatlerinde çalışma başlatıldı.
Bodrum Kaymakamlığı, Bodrum Belediyesi Milli Emlak Müdürlüğü ve Bodrum Bölge Liman Başkanlığı ekipleri, iş makineleri ve vinçlerle bölgeye girdi. Karada bulunan tekneler kaldırılırken derme çatma iskeleler de yıkılmaya başlandı.
Bölgedeki teknelere ayrıca cezai işlem de uygulandı.
Kimi amatör denizcilerin teknelerini römorklara yükleyip götürdükleri görüldü.
Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları dile getirdi;
"Gümbet, deniz turizmi ve deniz ticareti için çok önemli bir nokta. Aynı zamanda oteller bölgesi. Bu bölge, özellikle Gümbet Günübirlik Kooperatifimizin de olduğu, uzun zamandır hizmet ettiği ve 55 tane ticari teknemizin faaliyette bulunduğu ve bir o kadar da ticari teknemizin bulunduğu bir bölge. Biliyorsunuz, bizler deniz ticaretiyle uğraşanlar; ekmeğini denizden kazanan, vergisini veren, SGK’sini ödeyen ve her yıl kendini yenileyen, sezonu dört gözle bekleyen bir sektörüz.
Burada çok fazla şikâyet oldu. Özellikle kaçak günübirlik turizmi yapanlar, charter yapanlar ve özellikle kamu görevlilerimizin kamu yönünden tehlikeye girebileceği birçok şikâyet oldu. Bakanlığımız, Emniyet Müdürlüğümüz, Çevre Şehircilik ve Liman Başkanlığımıza yapılan birçok şikâyet sonucunda buraları kaldırmak ve daha resmî bir hâle getirmek için şu anda bir yıkım söz konusu.
Bodrum gerçekten çok önemli bir destinasyon. Burada güvenlik zafiyetinin de olduğu, Emniyet Müdürlüğümüzce birçok kez yapılan incelemelerde ortaya çıktı. Bir vatandaşımızın, bir turistimizin burada güvenli bir şekilde akşamları ve gündüzleri bile yürüyemez hâle geldiği görüldü. Dolayısıyla güvenlik zafiyetinden dolayı böyle bir işlem olduğunu biliyoruz. Ve özellikle üyelerimizin haklarını korumak için de bizler buradayız. Deniz turizmi ve deniz ticareti sahipsiz değildir."
Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya da şu ifadelere yer verdi;
"Yapılan eylemi üçe ayırmak çok mümkün. Bir tanesi deniz ticareti; burada çok ciddi bir 'black charter' dönüyordu ve bu da bu işe yatırım yapmış, elini taşın altına koymuş deniz ticaretiyle uğraşanlar için son derece haksız bir durumdu.
İkincisi kamu güvenliği. Ne yazık ki çok ciddi oranda suça ev sahipliği yapıyordu diyebilirim ki bu kabul edilebilir bir şey değil.
Diğeri de denizciliğin tamamen güvenli şartlarda yapılmasından kaynaklanıyor. Varsayalım bu teknelerin içerisinde 'black charter' yapan yok, suça bulaşmış olan yok, her şeyini nizami bir şekilde yapan denizciler de var. Sakın yanlış anlaşılmasın; buradaki her tekne için böyle bir şey söylemiyoruz.
Aslında teknelerden ziyade, teknelerin karaya yansımasıyla ilgili bir durum bu. Bu cümlemiz burada denizcilik anlamında ne bağlamayla ne de teknelerin kendi güvenliğiyle ilgili çok ciddi bir kural ihlali var demek değildir. Ancak tekneler kötü durumda.
Her fırtına sonrası ilk aklımıza gelen, Gümbet’in bu girişindeki yerde kaç teknenin battığı, su aldığı yönünde oluyor. Deniz bu kadar kolay bir iş değil. İster ticari olun ister özel tekne, onlarca güvenlik standardına hem bağlamada hem de tekne üzerinde uymanız gerekiyor. Buradaki teknelerin yüzde doksanı bu kuralların çok dışındaydı. Bu anlamda son derece güvenli ve temiz bir bölge hâline geleceğini söyleyebiliriz."
Kent Tv







