BODER'den Karcılıoğlu'na Sert Tepki: "Bodrum'u Yıpratmak Türkiye Turizmine Zarar Verir"
Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (BOYD) Danışma Kurulu Başkanı Serdar Karcılıoğlu'nun, sezon sonunda turizm sektöründe ciddi iflaslar yaşanabileceğine yönelik açıklamaları Bodrum turizm sektöründe tartışma yarattı.
POYD Başkanı Yiğit Girgin'in ardından bu kez Bodrum Otelciler Derneği (BODER), Karcılıoğlu'nun değerlendirmelerine sert tepki gösterdi.
BODER tarafından yapılan açıklamada, Karcılıoğlu'nun "Sezon sonunda ciddi iflaslarla karşı karşıya kalacağız" sözlerinin resmi verilere dayanmadığı savunuldu. Dernek, sınırlı gözlem ve kişisel değerlendirmeler üzerinden yapılan açıklamaların Bodrum'un turizm imajına zarar verdiğini belirterek, "Bodrum'u yıpratmak, Türkiye turizmini yıpratmaktır. Şimdi sansasyon değil, birlik, dayanışma ve ortak çözüm zamanıdır." ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Bodrum'un farklı fiyat ve hizmet segmentlerinden oluşan çok katmanlı bir destinasyon olduğu vurgulanırken, birkaç işletme veya bölgeden hareketle tüm destinasyon için "boş" ya da "iflas ediyor" değerlendirmesi yapılmasının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
Yapılan açıklamada şu sözlere yer verildi:
"Bodrum; farklı bölgeleri, hizmet sınıfları ve fiyat segmentleriyle çok katmanlı bir destinasyondur. Doluluk oranları tesisin konumu, konsepti, fiyat politikası ve hedef pazarına göre değişmektedir. Bu nedenle sınırlı gözlemler veya birkaç işletme üzerinden “Bodrum boş” ya da “sektör iflas ediyor” gibi genellemeler yapılması gerçeği yansıtmamaktadır. Boş görünen birkaç şezlong, Bodrum turizminin genel tablosu değildir. Haberde yer verilen açıklamalar kişisel niteliktedir ve Bodrum Otelciler Derneği’nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir. Temsil niteliği taşımayan görüşlerin sektörün tamamını bağlar şekilde sunulması yanlış algı oluşturmaktadır. Özellikle yüksek sezon devam ederken yapılan genelleyici değerlendirmeler; rezervasyonları, yatırımcı güvenini ve destinasyon algısını doğrudan etkileyebilmektedir. Turizm sektöründe finansmana erişim kritik önemdedir. Tüm işletmelerin risk altında olduğu yönünde oluşturulan genelleyici algı; bankaların değerlendirmelerini, kredi süreçlerini ve yatırım kararlarını olumsuz etkileyebilir. Somut veriye dayanmayan açıklamalar, sağlıklı işletmelerin dahi yüksek riskli görülmesine ve rekabet ortamının zarar görmesine yol açabilir. Turizm sektörü maliyet baskılarıyla karşı karşıyadır ve bu durum BODER tarafından da kabul edilmektedir. Ancak bu gerçek, Bodrum turizminin topyekûn başarısız olduğu anlamına gelmez. Sektörel sorunlar; doğru veriler, saha analizleri ve yapıcı iş birliğiyle çözülebilir. Tekil örnekler üzerinden yapılan fiyat ve doluluk yorumları tüm destinasyona genellenemez."
BODER, turizm sektöründe finansmana erişimin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, sektörde toplu iflas algısı oluşturacak açıklamaların bankaların kredi değerlendirmelerini, yatırımcı güvenini ve işletmelerin finansmana erişimini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Dernek, sektörde maliyet baskılarının bulunduğunu kabul ettiklerini ancak bunun Bodrum turizminin başarısız olduğu anlamına gelmediğini, sorunların doğru veriler ve ortak akılla çözülebileceğini kaydetti.
Açıklamanın en dikkat çeken bölümü ise basın kuruluşlarına yönelik oldu. BODER, doğrulanmamış veriler ve ticari itibarı zedeleyici yayınlarla ilgili hukuki inceleme başlatıldığını duyurdu.
Dernek, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı içeriklerin tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında suç duyurusu, erişimin engellenmesi ile maddi ve manevi tazminat davaları dahil tüm yasal hakların kullanılacağını bildirdi.
BODER, yüksek maliyetler ve finansman sorunlarının yalnızca turizm sektörüne özgü olmadığını belirterek, sanayi, tarım, hayvancılık ve diğer sektörlerde de benzer sıkıntılar yaşandığını hatırlatarak şu sözlere yer verdi:
“Türkiye’de yalnızca turizm sektörü değil; sanayi, tarım, hayvancılık, inşaat, ulaşım ve perakende sektörlerinin de yüksek maliyetler, finansmana erişim güçlükleri, enflasyon, kur dalgalanmaları ve daralan talep gibi ciddi ekonomik sorunlarla mücadele etmekte olduğuna dikkat çekilen açıklamada, turizm sektörü hakkındaki gelişmelerin manşetlere çıkarılması eleştirilerek şu ifadeler kullanıldı; "Ancak benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunan diğer sektörler hakkında sürekli olarak “sektör bitti”, “işletmeler batıyor”, “herkes satışta” veya “iflaslar başlayacak” şeklinde genelleyici ve yıkıcı bir dil kullanılmazken, söz konusu turizm ve özellikle Bodrum olduğunda en sınırlı gözlemler dahi felaket manşetlerine dönüştürülmektedir. Buradan açıkça soruyoruz: Sanayi, tarım ve hayvancılık sektörlerinde yaşanan maliyet, borçluluk, üretim ve finansman sorunları neden aynı genelleyici ve sansasyonel yöntemle ele alınmamaktadır? Neden birkaç boş şezlong, birkaç işletmenin fiyatı veya kişisel bir değerlendirme üzerinden Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Bodrum’un tamamı “boş”, “pahalı”, “başarısız” veya “iflasın eşiğinde” gibi gösterilmektedir? Turizmin sorunlarını gündeme getirmek gazetecilik faaliyetidir. Ancak sorunları çözümden kopararak sürekli biçimde büyütmek, tekil örnekleri sektörün geneline yaymak ve her sezon turizmin bittiği yönünde kamuoyu oluşturmak eleştiri sınırlarını aşmaktadır. Bu yayın anlayışı, turizm sektörünü bilgilendirmekten çok yıpratan; tüketicinin rezervasyon kararlarını, yatırımcının güvenini, bankaların risk değerlendirmelerini ve seyahat acentalarının satış politikalarını olumsuz etkileyen bir algı meydana getirmektedir. Ortaya çıkan tablo, turizmin ve özellikle Bodrum’un sistematik biçimde olumsuz manşetlerin hedefi hâline getirildiği yönünde ciddi bir kanaat oluşturmaktadır. Türkiye’nin dış ticaretine, döviz gelirlerine, istihdamına ve bölgesel kalkınmasına doğrudan katkı sağlayan turizm sektörünün sürekli olarak felaket senaryolarıyla gündeme taşınması, yalnızca otelcileri değil, ülke ekonomisinin tamamını zarara uğratmaktadır. Turizm sektörünü yıpratmak; otelcinin yanında çalışanı, esnafı, çiftçiyi, tedarikçiyi, taşımacıyı, seyahat acentasını ve bölgede yaşayan bütün vatandaşları yıpratmak demektir. Bodrum turizmi eleştirilebilir, sorunları tartışılabilir ve eksikleri açıkça ortaya konulabilir. Ancak hiçbir sektör, kaynağı açıklanmayan rakamlar ve sürekli tekrarlanan çöküş manşetleriyle itibarsızlaştırılamaz. BODER olarak soruyoruz: Amaç gerçekten sektörün sorunlarının çözülmesine katkı sağlamak mıdır, yoksa Bodrum turizmine yönelik olumsuz bir algı oluşturarak rezervasyonları, yatırımcı güvenini ve sektörün ekonomik geleceğini zedelemek midir?"
KENTTV